SAFFET's profileSAFFET ÖZGÜNPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||
SAFFET ÖZGÜNTüm Hakları Saklıdır© 2007-2008 PİLOT LİSANSLARININ JAR VE ICAO STANDARTLARINDA YENİ FORMATA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ TALİMATIPİLOT LİSANSLARININ JAR VE ICAO STANDARTLARINDA YENİ FORMATA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ TALİMATI
BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar
Amaç Madde 1- (1) Bu Talimatın amacı SHD-T-33 Pilot Lisans ve Sertifika Talimatı kapsamında düzenlenen pilot lisanslarının SHY-1 Uçak Pilotu Lisans Yönetmeliğinin geçici 6 ncı maddesine göre JAR ve ICAO standartlarında yeni tip lisans formatına dönüştürülmesidir.
Kapsam Madde 2- (1) Bu Talimat, milli mevzuatlarımıza göre düzenlenmiş geçerli tüm uçak pilotu lisanslarını kapsar.
Dayanak Madde 3- (1) Bu Talimat, 06.06.2007 tarih ve 26190 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Uçak Pilotu Lisans Yönetmeliğine (SHY-1) dayanılarak hazırlanmış olup aynı yönetmeliğin eki niteliğindedir.
Tanımlar ve kısaltmalar Madde 4- (1) Bu talimatta yer alan tanımlar; a) Genel Müdürlük: Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünü, b) ICAO: Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonunu, c) JAA: Avrupa Havacılık Otoriteleri Birliğini, d) JAR-FCL 1 Avrupa Havacılık Otoriteleri Birliğince uçak pilotlarının lisanslandırılması ile ilgili yayımlanmış olan kuralları, g) SHD-T-33: 12.02.1958 tarihli ve 9832 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Münakalat Vekaleti Sivil Havacılık Dairesi Pilot Lisans ve Sertifika Talimatını ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM Uygulama Esasları
Dönüşüm Tablosu ve Kazanılmış Haklar Madde 5- (1) Milli mevzuatlara göre düzenlenmiş olan uçak pilotu lisansları, SHY-1 Yönetmeliği Ek-1 Dönüşüm Tablosuna göre değerlendirilerek, JAR ve ICAO standartlarına göre yeni tip lisans formatına dönüştürülür. Genel Müdürlükçe yapılacak değerlendirme sonucuna göre JAR standartlarını karşılamayan pilot lisansları ICAO standartlarına göre yeni lisans formatına dönüştürülür. Ek-1 tabloda belirtilen gereklilikler sağlanamadığı için ICAO standartlarına göre düzenlenen pilot lisansları bu gereklilikler sağlandıktan sonra JAR standartlarına göre yeni lisans formatına dönüştürülür. (2) Uçak pilotu lisanslarının, JAR ve ICAO standartlarına göre yeni formata dönüştürülmesi için, SHY-1 Yönetmeliğinin ve bu talimatın Ek-1’nde bulunan tablo esas alınır. Bu tabloda yer almayan durumları Genel Müdürlük genelge ile düzenler.
Teknik sınırlamalar Madde 6- (1) Kazanılmış haklara karşılık verilecek yetkilerin JAR standartlarını karşılamaması halinde, ICAO standartlarında lisans tanzim edilir ve durumlarına uygun sınırlamalar uygulanır.
Dönüşümler için başvuru Madde 7- (1) Uçak pilotu lisanslarının SHY-1 Yönetmeliği Ek-1 Dönüşüm Tablosuna göre JAR ve ICAO standartlarında yeni tip lisans formatına dönüştürülmesi için, örneği Ek-2’de bulunan, “Uçak Pilotu Lisans Dönüşüm Formu” kullanılır. Form doldurulduktan ve işletme yetkilisi tarafından onaylandıktan sonra, dönüşüm için gerekli olan 8 nci maddede belirtilen belgelerle birlikte, işletmeler tarafından bir dosya içerisinde sıralı olarak Genel Müdürlüğe gönderilir. Herhangi bir işletme bünyesinde çalışmayan pilotların lisans dönüşüm başvuruları ise, 8 nci maddede belirtilen belgelerin tamamlanmasından sonra bireysel olarak bir dilekçe Ek’inde Genel Müdürlüğe yapılır.
Dönüşüm için gerekli olan belgeler Madde 8- (1) Dönüşüm için gerekli olan belgeler aşağıda belirtilmiştir; a) Hizmet bedelinin ödendiğine dair dekont, b) Onaylı Uçak Pilotu Lisans Dönüşüm Formu , c) Nüfus Cüzdanı fotokopisi, d) Milli ve ICAO mevzuatlarına göre düzenlenen mevcut geçerli Uçak Pilotu Lisansının fotokopisi, e) Aletle Uçuş Sertifikasının fotokopisi, f) Varsa Uçuş Öğretmeni (FI), Tip İntibak Öğretmeni (TRI) sertifikasının fotokopisi, g) Geçerli Sağlık Sertifikasının fotokopisi, h) Uçuş Kayıt Defteri (logbook) son sayfa fotokopisi (sayfa toplamı yapılmış olarak), i) CPL-IR/ATPL Teorik Eğitim Belgesi fotokopisi, j) CPL-IR/ATPL Sınav Sonuç Belgesi fotokopisi, k) Telsizle Haberleşme Yetkisi (Radiotelephony Operator) Eğitimi, ve R/T Uçuş Kontrol (Skill Test) Belgesi (Eğitim ve R/T uçuş kontrolü işletmelerde yetkili R/T Examinerleri tarafından yapılacaktır.), l) Öğretmen yetkileri için JAR FCL 1 ve JAR OPS 1’in ilgili bölümlerindeki bilgiye sahip olduğunu belirten Eğitim/Kurs Belgelerinin fotokopileri (İlgili eğitimler bir program dahilinde işletmeler tarafından verilebilir.), m) Varsa Kontrol Pilotu (Examiner) Yetki Belgesi fotokopisi,
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Son Hükümler
Dönüşümlerin yürütülmesi Madde 9 - Dönüşümlerin yürütülmesine esas işlemler Genel Müdürlük tarafından belirlenir.
Evrakların geçerliliği Madde-10 (1) Başvuru sahibinin Genel Müdürlük’teki kişisel dosyasında bulunan evraklar ile dönüşüm için sunulan evraklar arasında uyumsuzluk bulunduğu takdirde Genel Müdürlük’teki evraklar esas alınır.
Yürürlük Madde11 - Bu Talimat yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme Madde 12 - Bu Talimat hükümlerini Sivil Havacılık Genel Müdürü yürütür. Aletli iniş ilsGörüş koşullarının inişe elverişli olmadığı hallerde uçaklar, aletli iniş sitemi adı verilen otomatik kılavuzu kullanırlar. İki radyo vericisinden oluşan bu sistem, birbirleriyle küçük bir açı yaparak kesişen yayın konisi meydana getirir. Pistin uzak kısmındaki verici yatay düzlemde yayın yapar, yakında bulunan aygıt ise düşey düzlemde yayına geçerek sistemi çalıştırır. Kokpitte bulunan iniş sistemi gelen sinyalleri algılayarak inişin güvenli olmasını sağlar. ILS sisteminin piste yerleştirilebilmesi için havaalanı çevresinin radyo frekanslarını engellemeyecek düzeyde olması gerekmektedir.
ÖSSBir Öss Masalı Bir varmış, bir yokmuş... Parabolik dağların ardında, seminer kıvrımları gibi uzanan ırmakların sonunda cyan kadar yeşil, tanım kümesi kadar büyük bir ülke varmış. Bu ülkenin kenar ortaylarının kesiştiği yerde de padişah ordinat�ın sarayı bulunuyormuş. Padişah, ülkesini adaletle yönetir, kimsenin dengeye gelmiş tepkimesine karışmazmış. Bu padişahın güzel mi güzel bir kızı varmış. Nice soylu soygazlar istemiş de gitmemiş güzel prenses. Ülke halkı da birlik ve beraberlik içinde geçinir, karşılıklı elektron alışverişi ile iyonik bağlar içerisinde bulunurlarmış. Sanki her biri bir palanga sisteminin elemanıymış (makaralar ağırlıksız). Kısacası halk arasında devamlı bir konjugasyon varmış. Benim genim senin de genindir, diyerek muhtaçlara yardım ederlermiş. Bir gün bu ülkeye büyük, kocaman bir dev gelmiş. Ona, gittiği ülkelerde Morula canavarı derlermiş. Bu mutasyona uğramış ökaryot canlı, insan yiyerek beslenir, ülke ülke dolaşıp, karnını doyururmuş. Normal Şartlar Altında 1 molü 22.4.1012 lt hacim kaplıyormuş. Şimdiye dek Avagadro sayısı kadar memleket gezmiş, sıra bu ülkeye gelmiş. Canavar hemen padişahın sarayına varmış, karşısına dikilmiş; �Bana bak, Padişah İzotopu! Ya bana her gün ülke nüfusunun geometrik ortalaması kadar yemeye adam verirsin, ya da ülkenizin hemeostasisini bozar, hepinizin türevini alırım.� demiş. Padişah ve vezirleri bundan çok korkmuş. Çünkü bu canavar geçtiği yerlerde limiti alınmadık fonksiyon, eğimi bulunmadık doğru denklemi bırakmazmış. Ama yine de şansını bir kez denemek istemiş padişah. Ülkenin iyonlaşma enerjileri en yüksek adamlarını canavarın üstüne salmış. Salmış ama ne fayda! Hepsi de monomerlerine kadar ayrışıp canavarın ince bağırsağında emilmişler. Böylece padişah ve ülke halkı canavarın isteklerine boyun eğmişler: �n� ülkedeki çocuk sayısı olmak üzere her gün (n/8-1)2 kadar çocuğu canavara vermeye karar vermişler. (n � z+) Günler günleri, aylar ayları kovalamış, zaman statik elektrik gibi akıp gitmiş, sıra Alfa Bey�in oğlu Blastula�ya gelmiş. Anne ve babasının, oğulları Blastula�yı göndermeye hiç niyetleri yokmuş. Çünkü büyük oğulları Blastula�nın allatropu Gastrula�yı da canavar yemiş. Fakat padişahın askerleri zorla Blastula�yı alıp **ürmüşler, sonra onu çevresi 2�r kadar olan dairesel bir ovaya getirmişler (� @ 3). Blastula etrafına bir bakınmış ne canavar var, ne de başka bir organizma. Sadece nitrit bakterileri tarafından ayrıştırılan insan iskeletleri varmış. Birden uzaklardan frekansı yüksek bir ses gelmiş. Bu canavarın sesiymiş. �O kim?� demiş Blastula, �Anyon musun, yoksa katyon mu?� Karşıdaki ses de �Ne anyonum ne katyonum, seni yemek isteyen bir hetetrofum!� demiş. Bunu duyan Blastula �a� ivmesiyle koşmaya başlamış. Sonunda bir mağaraya varmış. Mağaranın ağzında bir kaya varmış. Blastula kayanın arkasındaki sinaptik boşluktan mağaraya sızmış. Arkasından gelen canavar da kayaya bir F kuvveti uygulamış, kaya fiziksel çözünmeye uğramış ve Blastula, o renk pigmentlerinden yoksun hermafrodit iğrenç yaratığı karşısında bulmuş. Ağzından mukusla birlikte amilaz enzimleri akıyor, gözleri düzgün dairesel hareket yapıyormuş. Dişleri çok sivriymiş, hepsi de rezonans yapı gösterircesine birbirinin aynısıymış. Birden, bir şeyi farketmiş Blastula. Mağaradaki kayalardan biri, aynı çukur ayna gibiymiş. Mağaranın duvarından sızan iki ışık da aynanın asal eksenine paralel geliyormuş. Eğer canavar aynanın odağına gelirse ışık gözünü alır, ben de kaçarım diye düşünmüş Blastula. Hemen aynanın odağını hesaplamış. Eğer canavar iki adım daha giderse gözü tam odağa denk gelecekmiş. �Gel!� demiş canavara �Korkmuyorum senden!� canavar iki adım atmış ve ışık gözünü almış, dengesini kaybetmiş. Sağa sola yatarken mağaranın zemininin sürtünme katsayısı az olduğundan ayağı kaymış ve başını kayalara çarpmış (Böyle iki sakarlığın birbirini takip etmesine sakarlık metagenezi diyoruz) böylece bayılmış. Blastula ise hemen cebinden bıçağını çıkarmış, canavarın başını bedeninden ayırmış ve mağaranın girişine ağırlık merkezinden asmış. Daha sonra o sevinçle evine koşmuş. Annesi ve babası kapıyı açınca çok şaşırmışlar. Daha sonra olanları anlayınca oldukça sevinmişler. Çünkü onların da artık reel sayılar kümesinde tanımlı bir oğulları varmış. Kolay değil, önüne geleni mutlak değer içine alan bu canavarın hakkından gelmiş. Haber, kanserli hücre gibi her yere yayılmış. Sonunda sarayın eşik enerjisini aşıp, padişaha kadar gelmiş. İlk önce onlar da inanmamışlar, ama gidip kelleyi görünce hepsi de asit çözeltisine batırılan turnusol kağıdı gibi renk değiştirmişler. Blastula bir anda ülkenin yükseltgenme eğilimi en yüksek elementi olmuş. İlk önce padişahın veziri olmuş, sonra da prensesle evlenmiş. Masalın sonu aşağıdakilerden hangisi veya hangileri gibi bitebilir? I. Gökten üç elma düşmüş. II. Avagadro sayısı kadar çocukları olmuş. III. Canavar hortlamış. A) Yalnız I B) Yalnız II C) II-III D) I-II E) I-II-III Hangi Renk Neyi İfade Ediyor?Hangi Renk Neyi İfade Ediyor?KIRMIZI: Bu renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk, fiziksel olarak; ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda; bir işi sonuna kadar götüren azmi ve kararlılığı gösterir. İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Yanlış bir inanış vardır; boğaların kırmızıya saldırdığı sanılır. Oysa boğalar renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırır. YEŞİL: Duygusal olarak bizi en çok etkileyen bir organımız olan kalp organının , bu rengin yaydığı enerji alanında olduğu düşünülür. Doğanın ve baharın rengidir. Güven veren renktir. O yüzden bankaların logolarında hakim renktir. Yeşil yaratıcılığı körükler. Bu yüzden büyük lokanta mutfaklarında yeşil tercih edilir. Hastanelerde de yeşil rahatlatıcı özelliği nedeniyle kullanılır. Yeşil alanda insanların daha az mide rahatsızlığı çektiği saptanmıştır. SİYAH: Duygusallığı ve hüznü simgeler. Gücü ve tutkuyu temsil eder. Bizde ve batıda siyah matemi temsil ederken, Japonya'da siyah mutluluktur. Siyah fonda kullanılırsa karamsarlığı çağrıştırır. Einstein konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan odaları tercih ederdi. MAVİ:( BU BENIMKI KENDIME ÖZGÜN Bİ RENK :D) Vücudumuzda boğaz bölgesini yansıtan bir renktir. Mavi renk gökyüzünün ve geniş ufukların, denizin simgesidir. Sınırsızlığı ve uzak bakışlılığı simgeler. Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını yavaşlattığına inanır, nazar boncuğu o yüzden mavidir. Batıda intiharları azaltmak için köprü ayaklarını maviye boyarlar. Duvarları mavi olan okullarda çocukların daha az yaramazlık yaptığı saptanmıştır. LACİVERT: Kozmik renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi, verimliliği simgeler. O yüzden dünyadaki firmaların yarıdan fazlası logolarında laciverdi kullanır. Lacivert giyen kişiler kendilerini çok daha karizmatik ve inandırıcı hissederler. İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakır. MOR: Eskiden beri ihtişam ve lüksün son basamağı olarak düşünülür. Tarih , yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini kaydeder. Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, insanların bilinçaltını korkuttuğu saptanmıştır. İntihar edenlerin beğendiği renktir. PEMBE: Uyum ,neşe , şirinliğin ve sevginin simgesi. Rahat hissettiren ve dinlendiren bir renktir. Bu yüzden bazı büyük mağazalar tezgahtarlarına pembe üniforma giydirir ki, müşteriler kendilerini rahat hissetsin diye. Pembe aynı zamanda çocuk rengidir. SARI: Sarı zeka , incelik ve pratiklikle ilgilidir. Toplumsal yaşamı ve birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. Dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır. Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür. BEYAZ: Temizliği ve saflığı temsil eder. İstikrarı, devamlılığı simgeler. Politikacılar beyazı pek severler, çünkü temiz, dürüst izlenimi vermek isterler... KAHVERENGİ: Gerçekçiliğin, plan ve sistemin rengidir. Kansas Ünv.’de bir sergide, duvarların rengi değiştirilebilir hale getirilmiş. Fonda beyaz kullanıldığında insanlar sergide yavaş hareket etmiş. Fon kahverengiye döndüğünde ise insanlar müzede daha çok yeri daha az zamanda gezmişler. Kahverengi insanı hızlandırır. Bu yüzden fastfoodlar iç mekanda kahverengi kullanır. Kahverengi toprak rengidir. Kıyafetlerde pek tercih edilmez, çünkü kahverengi giyen insanlar kalabalıkta dikkat çekmezler. ya senin rengin hangisi ?
ÖZGÜN ÖGRENCİ GÜNLÜGÜ
Korkma ,bu sınıf toptan kalacak Sınavlarda hep sana yardımcı olacak Birler ,ikiler karnede parlayacak Onlar senindir hocam ,senin eserindir ancak. Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı baba Kahraman evladına bir gül ne bu öfke bu ceza Olsun senin uğruna bu canım feda . . . Haklıdır derslerden kalan öğrenci daima. Ben ezelden beridir ZAYIF aldım zayıf alırım Hangi hoca bana beş vermiş şaşarım Ben her gün zayıflarla yatıp kalkarım Yırtarım karnemi aileme göstermem atarım Karnemin tamamını sarmışsa bütün birler Benim iman dolu hocalarım sonra bana ne derler ! Evdekiler her gün beni kötüleyip üzerler Bu zayıflar ne deyip üzerime yürürler Arkadaş !Karneni zayıflara uğratma sakın Biraz çalış bitsin bu alın yazın Bundan sonra beş almak senin hakkın Alışırsın beşlere belki yarın belki yarından da yakın Aldığın birleri "not" diyerek geçme tanı Düşün sınıftaki onlarca beş alanı Sen tembel öğrencisin incitme yazıktır babanı Verme karneni babanı verseler dünyaları Kim bu beşlerin uğruna olmaz ki feda Karneyi sıksan fışkıracak "bir" bir daha Söylemese , karnemdeki birleri hocalarım babama Etmese bir dolu karnemden beni herkesin yanında Ruhumun hocalardan isteği beş almaktır emeli Değmesin yazılıma hocaların kırmızı kalemi Bu birler ki karnemin temeli Ebedi karnemin üstünde benim inlemeli O zaman annemle babam kırarsa kafamı Her birimden dolayı yerim çehreme tokatı Fışkırır sicim gibi gözlerimden göz yaşları İşte o zaman hapis olurum çıkamam dışarı Yok ol artık önümden ey şanlı karne Dönsün artık karnemdeki bütün birler beşe Yer verme karnede artık birlerle Hakkındır senin de sevinmek karnede Hakkındır! Tembel Öğrenci Sözlüğü Seçme Mazaretler Sam AmcalarSam Amcalar Geceler soyulup çöllere düşmüş, Kim demiş kızılcıklar üşümez diye, Karnı ağrıyan çocuğa ateş diyen deccal, Ölüm senide bulur bekle. Dar geliyor dar geliyor dünya bana, Hayat böyledir işte yavrum diyemem sana, Çok uzakta değil pasifikte, Canı sıkıldığında sam amcaların, Canı çıkar ortadoğuda çocukların, Çocuk olmak tehlkikelidir yasaktır yavrum. MESLEK Arkeoloji bölümünde okuyan bir kişi tarafından, bilgisayar mühendisliğinde okuyan bir kişiye yöneltilmiş soru: - Abi sen bilgisayar mühendisliğinde okuyordun dimi? - Evet. - Size hacker lik yapmayı öğretiyorlar mı, böyle bir ders var mı? - Lan, siz de tarihi eser kaçakçılığı diye bir ders var mı? -?! - Sen şimdi ne okuyodun? - Bilgisayar mühendisliği - Evladım boşuna okuyosunuz siz, şimdiki çocukların hepsi bilgisayar kurdu, bizim oğlan bütün gün internet cafede. - Tabii amca, anlıyorum.. • Eğer bir berber bir hata yaparsa, bu yeni bir tarzdır... • Eğer bir şoför bir hata yaparsa, bu bir kazadır... • Eğer bir doktor bir hata yaparsa, bu bir müdahaledir... • Eğer bir mühendis bir hata yaparsa, bu yeni bir atılımdır... • Eğer ebeveynler bir hata yaparsa, bu yeni bir kuşaktır... • Eğer bir politikacı bir hata yaparsa, bu yeni bir hukuk kuralıdır... • Eğer bir bilim adamı bir hata yaparsa, bu yeni bir keşiftir... • Eğer bir terzi bir hata yaparsa, bu yeni bir modadır... • Eğer bir öğretmen bir hata yaparsa, bu yeni bir teoridir... • Eğer bir patron bir hata yaparsa, bu bizim hatamızdır... • Eğer bir personel bir hata yaparsa, bu bir "HATA" dır İSTİKBAL MARŞI İSTİKBAL MARŞI > > Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak! > Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak!. > O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak, > Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak! > > Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal! > Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al! > Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal, > Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemehal! > > Ben ezelden beri aç yaşadım,aç yaşarım! > Hangi hükümet beni kurtaracakmış,şaşarım! > Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım! > Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım! > > Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar, > Benim .ceğiz, .cağız diyen bir hükümetim var! > Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar? > 'Avrupa Birliği' denen tekdişi kalmış canavar! > > Arkadaş, Meclis'e namusuyla çalışanları uğratma sakın! > > İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın! > Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın, > Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın! > > Yaktığın yerleri 'orman' diyerek geçme, tanı! > Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı! > Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı, > Satılmadik o kaldı, durma satıver şu vatanı! > > Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda! > Semizlettin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda! > Uydurma kanunlarla Meclis'ten getirin seda! > On bin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda! > > Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli? > Yediginiz herzelere başka ne demeli! > Oyuverin altını iyice sallansın temeli, > Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli! > > O zaman durur belki gözümden akan yaşım, > O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım, > O zaman boşa gitmez yıllarsüren uğraşım! > HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM, > > Dalgalanın dolar gibi sizde şimdi ey suçlular! > Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular, > Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar! > Hakkıdır 'garip yaşamış vatandaş'ın da gülmek, > Hakkıdır ezilmiş milletimin, aydınlık bir İstikbal! > DVRMÖLDÜGÜMDE ŞAFAK VAKTİNDE YARIN GELİP AĞLAMAYIN BAŞINDA MEZARIMIN OLMYACAĞIM ALTINDA TOPRAGIN ÖZGÜRLÜK RÜZGARIYIM BEN ESECEĞİM ÜSTÜNDE YURDUMUN BANLI ÜYEYazıklar olsun yazıklar olsun Adminin böylesine yazıklar olsun Herşey karanlık nerde insanlık Moda yağcılık edene yazıklar olsun Batsın bu site bitsin bu forum Banlayıp da gülene yazıklar olsun Açılmamış başlıklar teşekkürsüz mesajlar Banlanan hesaplar benim mi olsun Ben ne yaptım admin sana Mahkum ettin beni ban'a Her forumda bin mesajım var Şikayetim kurucuya şikayetim kurucuya Banlayan sen mi yoksa o mu bilemedim Öyle bir banladın ki kendime gelemedim Çıkmaz bir forumdayım kendimi bulamadım Offf offff offff Ben mi açtım ben mi açtım Bu topiği yanlış yere ben mi açtım Eksi rep vermek zevk olmuşsa teşekkürler yorulmuşsa Forum bozulmuşsa ben mi yarattım Batsın bu site bitsin bu forum Banlayıp da gülene yazıklar olsun Açılmamış başlıklar teşekkürsüz mesajlar Banlanan hesaplar benim mi olsun... DELİLERDiyorlar ki bazen gozlerinden TURKİYE 2008Sokaklar sanki bahçesi belde dokuz milimetresi Sporcu mu kumarbaz mı elindeki bonservisi Hamili kart yakınları yakınlarının yakınları İnanç deyip insanlara kendi ceza kesenler Hem yer hem yedirir bu hayali icraatçı ARAYI ARAYI
ben hiç sevememben hiç sevemem kapıdan çıktın, aklımdan çıktın ne hain çıktın sen, kalbimden de çıktın oynamayı sevdin, aldatmayı sevdin her kimi sevdiysen git onu sev arama, sorma, buna hiç gelemem beni sevmeyen kadını ben hiç sevemem olmaz ne çabuk bıktın, ümidim yıktın her neden bıktıysan, başkasını yık oynamayı sevdin, aldatmayı sevdin her kimi sevdiysen git onu sev arama, sorma beni sevmeyen kadını ben hiç sevemem çiçek ile suçiçek ile suGünün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar. ORJİNAL Tutamıyacağım sözler veremem. Adımlarımda kim ne der diye düşünmem. Basit kişilerle polemiğe giremem. Dünyada kimse üzülsün istemem. Bazı şeyleri asla affedemem. Geçmişe takılıp dert etmem. Yaşanmışlıkları kolay silemem. Kimseye acı çektirmem. Cesaretsizliği gururla örtmem. Yalan ve taktiklerle uğraşmayın YEMEM Sevdiklerime asla laf ettirmem Gidiyorsan eğer çok özlesem bile dön demem... Ağır geliyorsa sana tüm bunlar FİRAR SERBEST ÜSTELEMEM.................. FIRTINABelki başka bi yer başka bi zamanda
Yine bulurum sevdayı
Saçları senin gibi olmaz
Gözleri belki yeşil diil
Ama bu defa bu son olucak
AŞKA DAİR NE VAR NE YOKSA
AL GİDERKEN
İŞİME YARAMAZ,BANA YARAMAZ
ÇÜNKÜ ARTIK ÇOK ZOR
AŞIK OLMAK
AMA Bİ DE OLURSAM
BU SON OLUCAK
BU SON OLUCAKKKK Gözlerin Gözlerin Sahile kadar uzanan gümüs yol misali gecemi aydinlatan Yüregin Bir liman siginabilecegim Sefkatli ve en az benim kadar kirilgan Ucsuz bucaksiz deniz olsam Günesi ve sonsuzlugu koynunda barindiran Gel gitler yasasamda yine dönüsüm sana olsa Bir meltem olsam seni bana beni sana savuran.. CESARET CESARET Ne geçmişime küsüm yokluğunda, Ne geleceğimden umutlu… Ne sevdalıyım baharın gelişine, Ne de istekli başlamaya yeni güne… Sadece yaşıyorum, Belki son bağ saçların beni hayata bağlayan… Yüzüne bakmaya cesaretim yok Ama gözlerinden uzak, Dünyamda ışığım yok… Mutluluğu görmeye tahammülüm yok, Sevenleri örneğin, El ele tutuşmuş, hem de göz göze, Yalnızlığımı düşünmeden, Bilmeden yüreğimdeki koca boşluğu, Ve aldırmadan gözlerimi bürüyen karanlığa, Öylece koklaşmaların, Ellerini tutmalarına tahammülüm yok, Sonra doğayla paylaşacak sevincim yok, Güzelliklerini yaşayacak isteğim, Kelebeklerine anlatacak sevgilim yok yanımda… Çiçeklerini koklayacak gücüm yok, Korkuyorum ya sen kokarsa diye… Yalnız kalmaya da hiç cesaretim yok, Ya hatırlatırsa suskunluğunu, Boş boş bana bakan duvarlar, Ya duyarsam fısıltını, Görürsem hayalini, Görürsem karanlığı yarıp bana geldiğini… Yaşamaya da cesaretim yok, Ama kahretsin, Ölmeye de cesaretim yok. Atlamaya yüksek bi yerden, Ya da sıkmaya bi kurşun, Yokluğunla boşalan kalbime… İşte asıl o zaman korkarım: Ya bir melek olur da çıkarsan karşıma? Sorgusuz elimden tutar, Çekersen gözlerine tekrar??? Ya da duyarsan Ankaralardan öldüğümü Ya üzülürsen Olmaz ya, Hani olursa bi ihtimal, Düşerse gözlerinden bi damla yaş, Yaşının düştüğü toprağı Değmezlere çiğnetmeye hakkım yok… KARANLIKKARANLIK YILDIZLAR AKIYOR BİRER BİRER JS 3+2 DO KARANLIK GECE ÜSTÜME YAĞIYOR AKIYOR AKIYOR YILLAR GECİYOR JT 2+3+2 Sİ-RE VE RÜZGAR FISILDAR BİR ŞİİR KULAĞIMA AĞLA ŞİMDİ NEYE YARAR AD 2 Sİ-FA OLURSA OLSUN BU KALP SENİ ARAR SENSİZ OLURSA YANAR KOR OLUR RK 2+2 Sİ-Sİ UNUTMA HAYALLERDE BİR GÜN KAYBOLUR UNUT GİTSİN UNUT GİTSİN GÖZ YAŞI OLMUŞ SEL AKAR 2TK LA-Mİ AKARDA BU KALBİ YAKAR YALANLARLA DÜNYA DÖNÜYOR SENSİZ DÜNYADA BU BEDEN ÖLÜYOR 3TK SOL-Mİ ALIŞIRIM SANMA UNUT GİTSİN YADA YETER BANA UFAKDA OLSA BU DÜNYA KALBİM ELİMDE ELİM İSE KOR ALEVDE 2TK Mİ-DO YANDIM YANDIM TÜKENDİM SONUNDA ....... 2.RD GÖRÜŞMEMEK ÜZERE HERŞEYE ELVEDA MODEL UÇAGIM YENİ MDEOL UÇAĞIM FİYAT =1100 $ MODEL A=23 55 MM 100 KMH YENİ BİR HAYATBirgün yine iş gereği seyahate çıktığında uçak denizin orta yerinde ıssız bir adaya düşer ve Roland buradan tek başına sağ kurtulmayı başarır. Hayatta kalmayı başarmıştır ama onu şimdi çok daha zor bir hayat beklemektedir. Denizin ortasında ıssız bir adada tek başına kalmıştır ve bir şekilde oradan kurtulasıya kadar, hayatını devam ettirebilmek için, canını korumalı, yemek, su vs. ihtiyaçlarını karşılaması lazımdır. İşte filmimizde esas buradan sonra başlıyor ve işi yüzünden asosyal bir insana dönüşen Roland yalnız olduğunu burada çok daha iyi hissetmeye başlar. İşindeki zorlukları kolayca çözebilme yeteneği sayesinde hayatta kalmak belki onun için fazla sorun olmayacaktır ama yalnızlığın verdiği karmaşık duyguları tamir etmek kolay olmayacaktır. Filmimizle ilgili tanıtımımızıda kendi görüşlerimizle yaptıktan sonra son bir kaç söz söyleyerek tanıtımımızı bitirelim. Film 2000 yılında vizyona girdi ve Tom Hanks yine harika bir oyunculuk çıkartmış. Ben filmi defalarca izledim ve her izlediğimdede kendimden birşeyler bulabiliyorum. Yani çok zengin ve lüks hayata alışmış asosyal bir insan ıssız bir adaya düşüyor ve orada tek başına müthiş şeyler yaşıyor. Birde o kadar zaman adada tek başına yaşadıktan sonra kurtulursa ruh hali nasıl olur düşünebiliyormusunuz? İşte müthiş senaryoyu birde sürpriz bir sonla iyice mükemmel hale getirmişler. Senaryo, oyunculuk ve her yönden tek kelime ile harika bir film diyebilirim. Zaten Tom Hanks bu rol ile ALTIN KÜRE EN İYİ ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ'nüde kazandı. Sizede tavsiyem kesinlikle izleyin. Bellimi olur, birgün sizde ıssız adada tek başınıza kalabilirsiniz. MAVİ GÖL
SİTEMİ ZİYARET ETTGİNİZ İÇİN TEŞEKÜR EDERİM SAFFET ÖZGÜN
|
|||||||||||||||||||||||||||||||
|
|